Çalışma Saatleri 09:00 - 18:00
Pazar- Kapalı
Doç. Dr. Onur Taşar / Genel  / Kolesterol Değerleri Kaç Olmalı? LDL, HDL ve Trigliserid
Kolesterol Değerleri Kaç Olmalı

Kolesterol Değerleri Kaç Olmalı? LDL, HDL ve Trigliserid

Kolesterol değerlerini değerlendirirken yalnızca total kolesterol sonucuna bakmak yeterli değildir. LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid değerlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Genel olarak LDL kolesterolün 100 mg/dL’nin altında, total kolesterolün 200 mg/dL’nin altında ve trigliseridin 150 mg/dL’nin altında olması olumlu kabul edilir. HDL kolesterol açısından ise düşük değerler kardiyovasküler risk değerlendirmesinde önem taşır.

Ancak özellikle LDL kolesterol için herkesin ulaşması gereken tek bir değer yoktur. LDL hedefi kişinin kalp-damar hastalığı riskine göre belirlenir. Daha önce kalp krizi geçirmiş, koroner arter hastalığı bulunan veya çok yüksek kardiyovasküler riske sahip bir kişinin hedef LDL değeri, kalp-damar hastalığı bulunmayan düşük riskli bir kişiden çok daha düşük olabilir. Bu nedenle laboratuvar sonucunda bir değerin referans aralığında görünmesi, o kişinin kendi risk düzeyi açısından ideal hedefe ulaştığı anlamına gelmeyebilir. Güncel Avrupa yaklaşımında da LDL tedavisinin yoğunluğu toplam kardiyovasküler risk düzeyine göre belirlenmeye devam etmektedir.

Kolesterol Nedir?

Kolesterol vücudun doğal olarak ihtiyaç duyduğu yağ benzeri bir maddedir. Hücre zarlarının yapısında bulunur, bazı hormonların üretiminde görev alır ve vücuttaki çeşitli metabolik süreçlere katılır. Bu nedenle kolesterolün varlığı tek başına bir hastalık değildir.

Sorun, özellikle LDL adı verilen lipoproteinlerle taşınan kolesterolün uzun süre yüksek düzeylerde kalmasıyla ortaya çıkabilir. Kandaki LDL parçacıkları damar duvarına geçerek zaman içinde aterosklerotik plak gelişimine katkıda bulunabilir. Bu süreç koroner arter hastalığı, kalp krizi, inme ve periferik arter hastalığı gibi damar hastalıklarının gelişmesinde önemli rol oynar.

Kolesterolün kanda taşınabilmesi için lipoprotein adı verilen yapılara ihtiyacı vardır. Bu nedenle laboratuvar sonuçlarında yalnızca “kolesterol” değil, LDL, HDL ve diğer lipid değerleri ayrı ayrı değerlendirilir.

Kolesterol Testinde Hangi Değerlere Bakılır?

Standart bir lipid profilinde genellikle total kolesterol, LDL kolesterol, HDL kolesterol ve trigliserid ölçülür. Bazı laboratuvar sonuçlarında non-HDL kolesterol veya VLDL gibi ek değerler de yer alabilir.

LDL kolesterol, ateroskleroz gelişimiyle en güçlü ilişkisi bulunan lipid parametrelerinden biridir. LDL düzeyi yükseldikçe ve bu yük yıllar boyunca devam ettikçe damar duvarında kolesterol birikimi olasılığı artabilir.

HDL kolesterol, kandaki kolesterolün taşınmasında farklı bir rol üstlenir. Düşük HDL seviyeleri kardiyovasküler riskle ilişkili olabilir ancak yalnızca HDL’yi yükseltmek kalp-damar riskini ortadan kaldırmaz.

Trigliserid, vücudun enerji depolamak için kullandığı yağ türlerinden biridir. Yüksek trigliserid düzeyleri fazla kilo, insülin direnci, diyabet, aşırı alkol tüketimi, yüksek kalorili beslenme ve bazı genetik durumlarla ilişkili olabilir.

Total kolesterol, farklı lipoproteinlerde taşınan kolesterolün genel bir göstergesidir. Ancak total kolesterol tek başına kişinin kardiyovasküler riskini değerlendirmek için yeterli değildir.

Kolesterol Değerleri Kaç Olmalı?

Genel erişkin değerlendirmesinde kullanılan yaklaşık değerler şöyledir:

Değer Genel değerlendirme
Total kolesterol 200 mg/dL’nin altında
LDL kolesterol 100 mg/dL’nin altında
HDL kolesterol Erkeklerde 40 mg/dL’nin üzerinde
HDL kolesterol Kadınlarda 50 mg/dL’nin üzerinde
Trigliserid 150 mg/dL’nin altında

Bu değerler genel bir çerçeve sunar. Özellikle LDL için kişisel hedef belirlerken yaş, sigara kullanımı, tansiyon, diyabet, böbrek hastalığı, aile öyküsü ve daha önce kalp-damar hastalığı geçirilip geçirilmediği birlikte değerlendirilir.

Örneğin kalp-damar hastalığı açısından düşük riskli bir kişide LDL’nin 100 mg/dL civarında olması kabul edilebilirken daha önce kalp krizi geçirmiş bir hastada aynı değer yüksek kabul edilebilir. Avrupa kardiyoloji yaklaşımında çok yüksek riskli kişilerde LDL’nin 55 mg/dL’nin altına indirilmesi ve başlangıç LDL değerine göre en az yüzde 50 azalma sağlanması hedeflenebilir. Yüksek riskli kişilerde ise 70 mg/dL’nin altındaki LDL değerleri hedeflenebilir. Bu risk temelli yaklaşım 2025 ESC/EAS güncellemesinde korunmuştur.

LDL Kolesterol Nedir?

LDL, “low-density lipoprotein” ifadesinin kısaltmasıdır ve kolesterolü karaciğerden vücudun farklı bölgelerine taşır. LDL’nin kendisi vücudun doğal metabolizmasının bir parçasıdır ancak kandaki LDL parçacıklarının fazla olması zaman içerisinde damar duvarında kolesterol birikimini kolaylaştırabilir.

Damar duvarında başlayan bu süreç ateroskleroz olarak adlandırılır. Aterosklerotik plaklar yıllar boyunca büyüyebilir ve koroner damarların daralmasına neden olabilir. Bazı plakların yüzeyi aniden bozulduğunda pıhtı gelişebilir ve damar tamamen tıkanarak kalp krizine yol açabilir.

Bu nedenle LDL yalnızca laboratuvar kağıdındaki bir sayı değildir. Kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde kontrol altına alınabilen en önemli risk faktörlerinden biridir.

LDL Kaç Olmalı?

Genel olarak LDL kolesterolün 100 mg/dL’nin altında olması olumlu kabul edilir. Ancak kişinin hedef değeri toplam kardiyovasküler riskine göre belirlenmelidir.

Kabaca:

  • 100 mg/dL’nin altındaki değerler çoğu düşük riskli kişi için uygun olabilir.
  • 130–159 mg/dL arasındaki değerler sınırda yüksek kabul edilebilir.
  • 160–189 mg/dL arasındaki LDL değerleri yüksek kabul edilir.
  • 190 mg/dL ve üzerindeki LDL değerleri belirgin derecede yüksektir ve daha ayrıntılı değerlendirme gerektirir.

Bu sınıflandırma tedavi kararının kendisi değildir. Örneğin 75 mg/dL LDL düşük riskli bir kişide oldukça iyi bir değerken, daha önce kalp krizi geçirmiş çok yüksek riskli bir hastada kişisel hedefin üzerinde kalabilir.

Kalp Hastalarında LDL Kaç Olmalı?

Daha önce kalp krizi geçiren, koroner arter hastalığı bulunan, stent takılan veya bypass ameliyatı yapılan kişiler genel nüfusa göre daha yüksek kardiyovasküler risk taşır. Bu nedenle LDL hedefleri daha düşüktür.

Çok yüksek kardiyovasküler risk taşıyan kişilerde güncel Avrupa yaklaşımında LDL kolesterolün 55 mg/dL’nin altında olması ve başlangıç değerine göre en az yüzde 50 düşürülmesi hedeflenebilir. Yüksek riskli hastalarda ise 70 mg/dL’nin altında bir LDL hedefi kullanılabilir. LDL tedavisinin yoğunluğunun risk seviyesine göre belirlenmesi yaklaşımı 2025 ESC/EAS güncellemesinde değiştirilmemiştir.

Bu nedenle daha önce kalp krizi geçirmiş bir kişinin LDL değerinin örneğin 90 mg/dL olması, laboratuvar kağıdında dikkat çekici görünmese bile kardiyoloji açısından hedef değerin üzerinde olabilir.

LDL 190 ve Üzerindeyse Ne Anlama Gelir?

LDL kolesterolün 190 mg/dL veya üzerinde olması belirgin hiperkolesterolemi açısından önemlidir. Bu düzeylerde yalnızca beslenme ve yaşam tarzı değil, genetik nedenler de değerlendirilmelidir.

Özellikle genç bir kişide LDL’nin çok yüksek olması ve ailede erken yaşta kalp krizi, stent, bypass veya ciddi kolesterol yüksekliği bulunması ailesel hiperkolesterolemi olasılığını düşündürebilir.

Ailesel hiperkolesterolemi, LDL kolesterolün doğuştan itibaren yüksek olmasına neden olabilen kalıtsal bir durumdur. Tedavi edilmediğinde kişinin yaşam boyu maruz kaldığı LDL yükü arttığı için erken yaşta koroner arter hastalığı riski yükselir.

LDL’nin 190 mg/dL veya üzerinde saptanması durumunda kişinin yalnızca diyet yaparak sonucu kendi başına takip etmesi yerine doktor değerlendirmesi uygun olur.

LDL 130 Yüksek mi?

LDL 130 mg/dL genel sınıflandırmada optimal düzeyin üzerinde kabul edilir. Ancak bu değerin klinik önemi kişinin toplam kardiyovasküler riskine bağlıdır.

Genç, sigara kullanmayan, tansiyonu normal ve başka risk faktörü bulunmayan bir kişide LDL 130 mg/dL ile daha önce kalp krizi geçirmiş bir kişide LDL 130 mg/dL aynı anlamı taşımaz. İkinci durumda değer tedavi hedefinin belirgin şekilde üzerinde olabilir.

Bu nedenle tek bir LDL rakamından yola çıkarak “ilaç gerekir” veya “hiçbir şey yapmaya gerek yok” sonucuna ulaşılmamalıdır.

LDL 150 Yüksek mi?

LDL 150 mg/dL genel olarak sınırda yüksek düzeyler içerisinde değerlendirilir. Uzun yıllar boyunca bu seviyelerde kalan LDL, özellikle başka kardiyovasküler risk faktörleri de bulunuyorsa ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilir.

Kişinin yaşı, sigara kullanımı, tansiyonu, diyabeti, böbrek fonksiyonu ve aile öyküsü değerlendirilmeden yalnızca LDL 150 sonucuna bakarak tedavi kararı verilmez.

LDL 200 Tehlikeli mi?

LDL 200 mg/dL belirgin derecede yüksek bir değerdir ve tıbbi değerlendirme gerektirir. Bu seviyedeki LDL özellikle genç yaşta ortaya çıkmışsa ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik lipid bozuklukları açısından değerlendirilmelidir.

LDL’nin yüksek olması o anda kalp krizi geçirildiği anlamına gelmez. Buradaki temel sorun, yüksek LDL’ye uzun süre maruz kalmanın ilerleyen yıllarda aterosklerotik kalp-damar hastalığı riskini artırabilmesidir.

HDL Kolesterol Nedir?

HDL, “high-density lipoprotein” ifadesinin kısaltmasıdır. Kolesterol metabolizmasında LDL’den farklı bir role sahiptir ve kolesterolün dokulardan karaciğere taşınmasına katkıda bulunur.

Bu nedenle HDL uzun yıllardır “iyi kolesterol” olarak tanımlanmıştır. Ancak günümüzde kardiyovasküler risk değerlendirmesinin yalnızca HDL düzeyine indirgenmemesi gerektiği bilinmektedir.

Düşük HDL bazı kişilerde artmış kardiyovasküler riskle ilişkili olabilir. Bununla birlikte HDL’nin yüksek olması, yüksek LDL’nin oluşturduğu riski ortadan kaldırmaz.

HDL Kaç Olmalı?

Genel değerlendirmede erkeklerde HDL’nin 40 mg/dL’nin, kadınlarda ise 50 mg/dL’nin üzerinde olması tercih edilir.

Ancak HDL sonucu tek başına değerlendirilmemelidir. Örneğin HDL’si 70 mg/dL olan bir kişinin LDL’si 190 mg/dL ise yüksek HDL, LDL yüksekliğine bağlı riski ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde “HDL ne kadar yüksekse o kadar iyidir” yaklaşımı da doğru değildir. Çok yüksek HDL değerlerinin her durumda ek kardiyovasküler koruma sağladığını söylemek mümkün değildir.

Trigliserid Nedir?

Trigliseridler vücudun enerji depoladığı temel yağ türlerinden biridir. Yemeklerle alınan ve hemen kullanılmayan enerjinin bir bölümü trigliserid olarak depolanabilir.

Trigliserid düzeyi beslenmeden, kilo durumundan, kan şekerinden ve alkol tüketiminden LDL’ye göre daha fazla etkilenebilir. Genetik faktörler, hipotiroidi, böbrek hastalıkları ve bazı ilaçlar da trigliserid seviyesini yükseltebilir.

Trigliserid Kaç Olmalı?

Genel olarak trigliseridin 150 mg/dL’nin altında olması tercih edilir.

Yaklaşık sınıflandırma şöyledir:

  • 150 mg/dL’nin altı: normal
  • 150–199 mg/dL: sınırda yüksek
  • 200–499 mg/dL: yüksek
  • 500 mg/dL ve üzeri: ciddi derecede yüksek

Trigliserid yükseldikçe yalnızca kardiyovasküler risk değil, özellikle çok yüksek seviyelerde akut pankreatit riski de önem kazanır.

Trigliserid 300 Yüksek mi?

Evet. Trigliserid 300 mg/dL yüksek kabul edilir. Bu durumda fazla kilo, yüksek karbonhidrat veya alkol tüketimi, diyabet, insülin direnci, tiroid fonksiyonları ve kullanılan bazı ilaçlar gibi olası nedenler değerlendirilebilir.

Tek bir test sonucunun nasıl yorumlanacağı kanın açlık durumunda alınıp alınmadığı ve kişinin diğer sağlık özelliklerine göre de değişebilir.

Trigliserid 500’ün Üzerindeyse Ne Olur?

Trigliseridin 500 mg/dL veya üzerinde olması ciddi hipertrigliseridemi açısından önemlidir. Bu seviyelerde değer yükseldikçe akut pankreatit riski de önem kazanır.

Özellikle trigliseridin çok daha yüksek değerlere çıkması durumunda pankreatit riski belirginleşebilir. Bu nedenle ciddi trigliserid yüksekliği yalnızca “kolesterol problemi” olarak görülmemeli ve altta yatan nedenler açısından değerlendirilmelidir.

Total Kolesterol Kaç Olmalı?

Total kolesterolün genel olarak 200 mg/dL’nin altında olması tercih edilir. Ancak total kolesterol tek başına değerlendirildiğinde yanıltıcı olabilir.

Örneğin iki kişinin total kolesterolü 220 mg/dL olabilir. Bir kişide HDL yüksek ve LDL nispeten düşükken diğer kişide LDL belirgin yüksek olabilir. Bu iki lipid profilinin kardiyovasküler anlamı aynı değildir.

Bu nedenle total kolesterol yüksek çıktığında ilk bakılması gereken noktalardan biri LDL, HDL ve trigliserid dağılımıdır.

Non-HDL Kolesterol Nedir?

Non-HDL kolesterol, total kolesterolden HDL kolesterol çıkarılarak hesaplanır:

Non-HDL kolesterol = Total kolesterol − HDL kolesterol

Örneğin total kolesterol 230 mg/dL ve HDL 50 mg/dL ise non-HDL kolesterol 180 mg/dL’dir.

Non-HDL değeri LDL’nin yanı sıra aterosklerozla ilişkili diğer kolesterol taşıyan lipoproteinleri de kapsar. Özellikle trigliserid yüksekliği veya metabolik bozuklukların bulunduğu bazı kişilerde ek risk değerlendirmesine katkıda bulunabilir.

Kolesterol Neden Yükselir?

Kolesterol yüksekliğinin tek nedeni yağlı beslenme değildir. Karaciğer kolesterol metabolizmasında merkezi rol oynar ve genetik yapı kişinin LDL düzeyini önemli ölçüde etkileyebilir.

Kolesterol yüksekliğine katkıda bulunabilecek faktörler arasında:

  • Genetik yatkınlık
  • Doymuş yağlardan zengin beslenme
  • Trans yağ tüketimi
  • Fazla kilo
  • Hareketsizlik
  • Diyabet
  • Hipotiroidi
  • Kronik böbrek hastalıkları
  • Bazı karaciğer hastalıkları
  • Bazı ilaçlar
  • Yaş

bulunabilir.

Özellikle LDL çok yüksek olduğunda kişinin iyi besleniyor veya zayıf olması genetik kolesterol yüksekliğini dışlamaz.

Zayıf İnsanlarda Kolesterol Yüksek Olabilir mi?

Evet. Vücut ağırlığının normal olması kolesterolün mutlaka normal olduğu anlamına gelmez.

Bazı kişilerde LDL yüksekliğinin temel nedeni genetik yapıdır. Bu nedenle spor yapan, normal kilolu ve dışarıdan sağlıklı görünen bir kişide de LDL 160, 190 veya daha yüksek seviyelerde olabilir.

Ailede genç yaşta kalp-damar hastalığı veya çok yüksek kolesterol öyküsü bulunuyorsa bu durum daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Yüksek Kolesterol Belirti Verir mi?

Çoğu kişide yüksek kolesterol herhangi bir belirti oluşturmaz. LDL kolesterol yıllarca yüksek seyredebilir ve kişi kendisini tamamen sağlıklı hissedebilir.

Kolesterol yüksekliğinin önemi de burada ortaya çıkar. Belirti oluşması beklenmeden kan testiyle tespit edilebilir ve kişinin uzun dönem kardiyovasküler riski değerlendirilebilir.

Göğüs ağrısı veya nefes darlığı doğrudan “kolesterol belirtisi” değildir. Bu tür şikâyetler mevcutsa altta yatan kalp-damar hastalıkları veya başka nedenler açısından ayrıca değerlendirme gerekir.

Kolesterol Kalp Krizine Nasıl Yol Açabilir?

Yüksek LDL düzeyleri yıllar boyunca koroner damar duvarında kolesterol birikimini kolaylaştırabilir. Bu süreç sonucunda aterosklerotik plaklar gelişir.

Plağın damar içerisindeki alanı daraltması kalp kasına giden kanın azalmasına yol açabilir. Ancak kalp krizinin sık görülen mekanizmalarından biri plağın yüzeyinin aniden bozulması ve bunun üzerinde pıhtı oluşmasıdır.

Pıhtı koroner damardaki kan akımını ciddi şekilde azaltır veya tamamen keserse kalp kasının ilgili bölümü oksijensiz kalabilir ve kalp krizi gelişebilir.

Bu süreç genellikle yıllar içerisinde geliştiği için kolesterol kontrolünün temel amacı yalnızca bugünkü laboratuvar sonucunu düzeltmek değil, yaşam boyu aterosklerotik yükü azaltmaktır.

Kolesterol Testi Aç Karnına mı Yapılır?

Her kolesterol testinin mutlaka aç karnına yapılması gerekmez. Günümüzde birçok kişide rutin lipid profili açlık olmadan değerlendirilebilir.

Bununla birlikte trigliserid düzeyinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken durumlarda, önceki ölçümlerde belirgin trigliserid yüksekliği varsa veya doktor özel olarak isterse açlık testi gerekebilir.

Bu nedenle “tokken yapılan kolesterol testi tamamen geçersizdir” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Kolesterol Testi Ne Sıklıkla Yapılmalı?

Kolesterol testinin sıklığı kişinin yaşına, mevcut sonuçlarına ve kardiyovasküler riskine göre değişir. Düşük riskli ve lipid değerleri normal bir yetişkin ile yüksek LDL’si bulunan veya kolesterol ilacı kullanan bir kişinin kontrol sıklığı aynı değildir.

İlaç tedavisine başlandığında veya tedavi değiştirildiğinde daha yakın zamanda kontrol gerekebilir. Uzun dönem takip aralığı ise tedavi hedeflerine ve kişinin klinik durumuna göre belirlenir.

Kolesterol Nasıl Düşürülür?

Kolesterolün düşürülmesinde yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte kullanılır. Hangi yaklaşımın gerekli olduğu LDL seviyesine ve kişinin toplam kardiyovasküler riskine bağlıdır.

Beslenmede özellikle doymuş yağların azaltılması önemlidir. Sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller, kuruyemişler ve uygun miktarda balık içeren Akdeniz tipi beslenme düzeni kardiyovasküler sağlık açısından tercih edilebilir.

Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, sigaranın bırakılması, diyabet ve tansiyonun kontrolü de toplam kalp-damar riskinin azaltılmasında önem taşır.

Ancak LDL değeri özellikle genetik nedenlerle çok yüksek olan kişilerde yalnızca yaşam tarzı değişiklikleri hedef seviyeye ulaşmak için yeterli olmayabilir.

Kolesterol İlacı Ne Zaman Gerekebilir?

Kolesterol düşürücü ilaç tedavisi kararı yalnızca “kolesterol yüksek çıktı” şeklinde verilmez. LDL düzeyi ve toplam kardiyovasküler risk birlikte değerlendirilir.

İlaç tedavisi özellikle:

  • Daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerde
  • Koroner arter hastalığı bulunanlarda
  • Stent veya bypass öyküsü olanlarda
  • LDL’nin çok yüksek olduğu kişilerde
  • Bazı diyabet hastalarında
  • Çok yüksek kardiyovasküler risk taşıyan kişilerde

daha güçlü şekilde gündeme gelir.

Statinler LDL düşürmede temel ilaç gruplarından biridir. Hedef LDL düzeyine ulaşılamayan veya belirli klinik durumları bulunan hastalarda farklı lipid düşürücü tedaviler de tedaviye eklenebilir. 2025 ESC/EAS güncellemesi, yüksek ve çok yüksek riskli kişilerde tedavinin kişisel LDL hedefine ulaşacak şekilde yoğunlaştırılması yaklaşımını sürdürmekte ve yeni tedavi seçeneklerini de içermektedir.

Kolesterol ilacı kullanan bir kişinin LDL’sinin düşmüş olması ilacın artık gerekmediğini göstermez. Tedavinin değiştirilmesi veya bırakılması doktor değerlendirmesiyle yapılmalıdır.

Kolesterol Sonuçları Nasıl Yorumlanmalı?

Kolesterol sonucunu değerlendirmenin en doğru yolu tek bir rakama değil, lipid profilinin tamamına ve kişinin kardiyovasküler riskine bakmaktır.

Değerlendirmede özellikle:

  • LDL
  • HDL
  • Trigliserid
  • Total kolesterol
  • Gerektiğinde non-HDL
  • Yaş
  • Tansiyon
  • Sigara kullanımı
  • Diyabet
  • Böbrek hastalığı
  • Ailede erken yaş kalp-damar hastalığı
  • Daha önce kalp krizi veya inme geçirilip geçirilmediği
  • Koroner arter hastalığı
  • Stent veya bypass öyküsü

birlikte ele alınır.

Kalp-damar hastalığı bulunmayan kişilerde toplam kardiyovasküler riskin değerlendirilmesinde uygun risk hesaplama sistemlerinden yararlanılabilir. 2025 ESC/EAS güncellemesi SCORE2 ve SCORE2-OP gibi risk araçlarının kullanımını desteklemekte; ayrıca bazı kişilerde koroner kalsiyum ve yüksek Lipoprotein(a) değerlerinin risk sınıflamasını değiştirebilecek ek faktörler olarak dikkate alınabileceğini belirtmektedir.

Ne Zaman Kardiyoloji Değerlendirmesi Gerekebilir?

Kolesterol yüksekliği çoğu zaman acil bir durum değildir. Ancak bazı kişiler kardiyovasküler risk açısından daha ayrıntılı değerlendirmeden fayda görebilir.

Özellikle LDL’nin 190 mg/dL veya üzerinde olması, genç yaşta belirgin LDL yüksekliği bulunması, ailede erken yaşta kalp krizi veya ciddi kolesterol yüksekliği olması, daha önce kalp krizi geçirilmiş olması, koroner arter hastalığı, stent veya bypass öyküsü bulunması önemlidir.

Ayrıca diyabet, hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı veya birden fazla kardiyovasküler risk faktörü bulunan kişilerde tedavi hedeflerinin kişiye özel belirlenmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

LDL 120 yüksek mi?

LDL 120 mg/dL genel olarak optimal değerin üzerinde kabul edilebilir. Ancak kişinin tedavi hedefi kardiyovasküler riskine bağlıdır. Düşük riskli bir kişi ile daha önce kalp krizi geçirmiş bir kişinin aynı LDL değeri farklı şekilde değerlendirilir.

LDL 150 yüksek mi?

Evet, LDL 150 mg/dL genel sınıflandırmada sınırda yüksek düzeydedir. Bu değerin kişide ne kadar önemli olduğu yaş, sigara, tansiyon, diyabet, aile öyküsü ve mevcut kalp-damar hastalıklarına göre değişir.

LDL 200 olursa ne yapılmalı?

LDL 200 mg/dL belirgin derecede yüksektir ve doktor değerlendirmesi gerekir. Özellikle genç yaşta bu seviyelerin görülmesi durumunda ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik nedenler araştırılabilir.

Total kolesterol 220 yüksek mi?

Total kolesterol 220 mg/dL genel olarak 200 mg/dL’nin üzerindedir. Ancak LDL, HDL ve trigliserid değerleri görülmeden yalnızca total kolesterol üzerinden kesin risk değerlendirmesi yapılmamalıdır.

HDL 70 iyi mi?

HDL 70 mg/dL düşük bir değer değildir ve genellikle olumlu kabul edilir. Ancak yüksek HDL, yüksek LDL veya diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin etkisini ortadan kaldırmaz.

Trigliserid 300 yüksek mi?

Evet. Trigliserid 300 mg/dL yüksek kabul edilir. Diyabet, fazla kilo, beslenme, alkol, tiroid hastalıkları ve diğer olası nedenler açısından değerlendirme yapılabilir.

Kolesterol yüksekliği genetik olabilir mi?

Evet. Genetik yapı LDL kolesterol düzeyini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle genç yaşta çok yüksek LDL ve ailede erken yaş kalp hastalığı öyküsü varsa kalıtsal lipid bozuklukları düşünülebilir.

Kolesterol yüksekse kesin kalp krizi geçirilir mi?

Hayır. Yüksek kolesterol kalp krizi riskini artıran önemli faktörlerden biridir ancak kişinin mutlaka kalp krizi geçireceği anlamına gelmez. Risk, diğer kardiyovasküler faktörlerle birlikte değerlendirilir.

Kolesterolü yalnızca diyetle düşürmek mümkün mü?

Bazı kişilerde yaşam tarzı değişiklikleri önemli düşüş sağlayabilir. Ancak başlangıç LDL’si çok yüksek olan veya kardiyovasküler riski yüksek kişilerde yalnızca beslenme değişikliği yeterli olmayabilir.

Kolesterol ilacı ömür boyu mu kullanılır?

Tedavinin süresi kişinin neden ilaç kullandığına ve kardiyovasküler riskine bağlıdır. Özellikle kalp-damar hastalığı veya kalıcı genetik LDL yüksekliği bulunan kişilerde uzun süreli tedavi gerekebilir. İlaç doktor değerlendirmesi olmadan bırakılmamalıdır.